13 Şubat 2015 Cuma

Dünden Bugüne Kadın Yazılımcı ve Toplumdaki Yeri

    Bu başlık bu sene Akademik Bilişim 2015’te panelimizin başlığıydı. Panelde tüm sorulara istediğim cevabı vermediğim belki atladığım kısımlar olmuştur diye yazıyorum.


1) Kendinizi tanıtır mısınız?


Merhabalar. Adım Gülşah. Çanakkale Onsekiz Mart Üniveristesinde bilgisayar mühendisliği son sınıf öğrencisiyim. Özgür yazılım insanıyım ve bununla gurur duyuyorum.  cesi ve pebble-remote projelerinin yazarıyım. Linux çekirdeğinin katkıcılarındanım. Çoğunlukla pozitif bi insanım :)


2) Bu alana nasıl yöneldiniz?


Aslında bu alana çok bilinçsizce yöneldim. Herhangi bir meslek için yeteneğimizin test edilmesinin mümkün olmadığı başlı başına facia bir üniversite sınavından sonra tercih zamanı geldi. Gittiğim lise ve dershane sadece en popüler bölümlere öğrenci yerleştirip reklam yapma amacındaydı. Bunun farkındaydım ve onların yönlendirmelerine güvenemedim. Kendi çabamla yaptığım araştırmayla kendimi bu bölüme diğerlerinden daha yakın hissettim. İlk sene hazırlık okudum ve araştırmamın üstünkörü olduğunu bölüme girdikten hemen sonra anladım. Daha sonra bölümü değil ama mesleği gerçekten çok sevdim.



3) Üniversite öncesi ve mühendislik fakültelerindeki eğitim sisteminin eksiklikleri sizce nelerdir?


Konuyu bilgisayar mühendisliği açısından inceleyeceğim. Söyleyeceklerim etrafımda gözlemlediklerim olacak:


- Öncelikle lise son sınıfa gelene kadar 9 sene boyunca ingilizce eğitimi alıp hala ingilizceyle ilgili sorun yaşanıyorsa mutlaka bişeyler yanlış yapılıyor demektir. Çünkü 9 sene müthiş bir zaman. Ve okuduğunu anlayamayacak kadar öğrenememiş olmak eğitim sisteminin aksayan yönlerinden bu bölüm için hayati önemi olanı.  


- Diğer eksiklik mesleklerin neler yaptığı konusunda liseler çapında yeterli bilgilendirme çalışması olmaması (En azından benim gittiğim lise için). Eğer benim bir lisede öğretmen müdür gibi görevim olsaydı çocukları ilk senelerinden itibaren mesleklerini iyi yapan insanlarla tanıştırmaya çalışırdım.

- Üniversite düzeyinde ise benim gözlemlediğim kendilerinin süper karşısındakinin aptal olduğunu düşünen yorgun bıkkın eğitmenler ve doğal sonucu olarak sınav sonucuna odaklı isteksiz (neler yapabileceğinden habersiz) mühendislik öğrencileri. Kadın veya erkek hiç farketmez. Tabiki çok iyi eğitmenler ve çok iyi öğrenciler de var. Ben genel kanımdan bahsediyorum.

4) Bu meslekten insanların (kadınların) uzaklaşmasına sebep olan şeyler nelerdir?

Kadın veya erkek eğer herhangi bir konuya ilgi duymuyorsa çabalamak için bir sebebi olmaz. İlgi duyup çabalayıp uzaklaşanlar da var.  Benim şimdiye kadar arkadaşlarımdan gözlemlediğim kadarıyla en büyük engel ingilizce.

Bu incelemem kadın açısından olacak. Bu benim çevremde hiç yaşamadığım ama etraftan okuduğum şeyler. Fırsat eşitsizliği. Kadın yazlımcı bloğunda bir yazıyı okurken hayrete düştüğüm seninle çalışamam çünkü kadınsın diyen hoca. Bir proje yapılacaksa önce erkek öğrencilerini tercih eden hoca. Meslek hayatında ortam kahvehaneye dönmesin bakış açısına sahip işveren.

5) Kadın olmanızla ilgili bu alanda karşılaştığınız bir engel oldu mu?


Ben bu konuda çok çok şanslı bir insanım. Hayatımın hiçbir döneminde kadın olduğum için negatif ya da pozitif bi ayrımcığa maruz kalmadım. Ailem bana erkek kardeşime davrandıklarından farklı davranmadı. Daha 14 yaşımdayken ailemden uzak bir yerde liseyi okudum. Bu zor bir karardı ama ailem bana sonuna kadar güvendiğini herzaman hissettirdi. Motivasyon kaynaklarımdan biri de bana güvenen insanların güvenini boşa çıkarmamak.


Lisede de, üniversitede de herhangi bir ayrımcığa uğramadım. Ama üniversitede hayata bakış açımı değiştiren ve bu mesleği sevmeme sebep olan bir hocam oldu. Ve bunu bir kadın olduğum için yapmadığına eminim. Çok yakınımda çok başarılı kadınlar tanıdım. Bu yüzden kadınlar bu mesleği yapamaz fikrine kapılarak zaman kaybetmedim. Çünkü bu meslek öyle bir meslek ki işini iyi yapabiliyorsan ve yaptığını duyurabiliyorsan kadın olup olmadığının puanı 0. Bunu daha iş hayatına hiç atılmamışken nasıl söylüyorsun diyeceksiniz, ona da bir cevabım var. Mesela Linux çekirdeğine yama gönderdiğimiz programın adı OPW Outreach Program for Women. Sanki bi pozitif ayrımcılık var gibi duruyor değil mi :) Olmadığını içine girince anlıyorsunuz. Kimse kötü yazdığınız yada daha iyi yazılabilecek bir yamaya bunu da bir kadın gönderdi ve az kadın var bu işle ilgilenen, olsun kabul edelim demedi. Yama sadece fazla bir boşluk karakterini siliyor olsa bile commit mesajının nasıl yazılması gerektiğini, bir listede nasıl konuşulacağını öğrenene kadar bu boşluk silen yamanın 4 versiyonunu gönderdiğimi hatırlıyorum.


İkinci örneğimde son yaşadığım olaydı. pebble-remote projesiyle ilgili LibreOffice listesine yazdığımda hiçkimse cinsiyetimle ilgilenmedi. İlk mailimde ben de cinsiyetimi belirtme ihtiyacı duymadım. Sadece cevap verirken "his" kullandılar. Bunu düzelttim ve kalan herşey bir işi yapmış insana nasıl davranılıyorsa öyle devam etti. Kimse bir kadın olduğum için kötü yaptığım bişeye iyi demedi. Bu da beni yaptığımın en iyisini yapmak için çalışmaya itti.

Aslında yukarıda söylediklerimin hepsi bana özgür yazılım dünyasının sağladığı şeylerdi. Eğer özgür yazılım işi yapıyorsanız bir işi öğrenmek için çok geniş imkanınız olur. Kendinizi aynı amaç uğruna çalışan kocaman bi ailenin içinde bulursunuz. Tıpkı işlerinden zaman ayırıp hiçbir maddi karşılık almadan eğitim veren ve bu etkinliği düzenleyen insanlar gibi. Kadın ya da erkek olduğunuz önemsizdir.   Çünkü özgür yazılım dünyasında meritokrasi vardır. Bir işi iyi yapıyorsan onun sorumlusu ve sözü geçeni sen olursun. Çünkü özgür yazılım tarafını seçmek ya da seçmemek vermeniz gereken ahlaki bir karardır.


6) Sizce kadınların bu meslekte azınlıkta olmasının nedeni nedir?


Kadın bilinç altında ta çocukluğunda sınırlandırılıyor. Eline verilen bebek, oyuncak ütü, oyuncak fincan takımı, oyuncak yemek seti... bunun gibi önemsiz görülen daha bir sürü davranış çocuğa kadın rolünün böyle bişey olduğunu empoze ediyor. Biraz daha büyüdüğünde şu saatte dışarı çıkamazsın ama erkek kardeşin çıkabilir. Şunları giyemezsin. Şöyle konuşmamalısın böyle gülmemelisin. Böyle oturmamalısın. Hatta daha ilerisi hamileyken dışarı çıkmamalısın (!) Erkeklere uygulanmayan bi çok baskı kadına uygulanabiliyor. Bu zihinsel sınırlamaların bizim meslekteki karşılığı sen bu mesleği yapamazsın. Kadın özgür yetiştirilmiyor. Erkek çocuklarını düzgün yetiştirmektense kızları kafeste büyütmek daha kolay geliyor çok insana. Bunun doğal sonucu olarak kadının özgüveni azalıyor ve yapamayacağına kolay ikna oluyor. Bence bu durumun kökeni budur. Yoksa herhangi bir cinsiyete sahip bir insanın yeterince istediğinde başaramayacağı şey çok azdır. Ve bu durumu düzeltmek geleceğin anne babaları olan bizlerin elinde.


7) Kadın yazılımcı oluşumu hakkında ne düşünüyorsunuz ?


Kavramın eksik kullanıldığını düşünüyorum. Çünkü kadınlar bu sektörde sadece yazılımcı olmuyorlar. Benim tanıdığım bir sürü sistemci networkçü güvenlikçi kadın var. Ama kuruluş amacını ve kuran insanları takdir ediyorum. Ben yaşamamış olabilirim ama sırf bu saçma ayrımcılık yüzünden gelişemeyen, iyi işler yapabilecek bir kadını yüreklendirebilmişlerse ne mutlu onlara.

8) İlham aldığınız insanlar kimlerdir ?


En başta ilham aldığım insan Necdet Yücel'dir. Çünkü bir problemle karşılaştığında pes etmeyip bunu avantaja dönüştürebilen nadir insanlardandır. Beni özgür yazılım dünyasıyla tanıştıran ve desteğini hiç esirgemeyen özgür yazılım dünyasına çok insanı katmış çok değer verdiğim hocamdır. Ve diğer arkadaşları onun sayesinde tanıdım.


Çeşitli alanlarda bilgisayar mühendisi olarak çalışanlar:


Aydan Taşdemir
Merve Yüzbaşıoğlu
Simge Sezgin
Özge Barbaros
Şule Toker
Figen Bozkurt
Pınar Yanardağ
Mehtap Tamtürk
Meltem Parmaksız
Mesutcan Kurt
Engin Manap
Serhat Rıfat Demircan
Ahmetcan Kepenek
Kaan Özdinçer
Mete bilgin
Metin Akdere
Oğuz Yarımtepe


Benim bir üst dönemim olan ve şimdi linux çekirdeğine kod yazan
Ebru Akagündüz


Linux çekirdeğinde çalışan ve coccinelle betik dilinin yazarı
Julia Lawall

O kadar iyi örnekler gördüm ki ilham almamak mümkün değildi :)

9) Siz bir bilgisayar mühendisliği öğrencisi olarak bu güne kadar neler yaptınız?

Git sürüm takip sistemini iyi kullanmayı öğrendim. Bu sonraki projelerimi geliştirirken bana büyük hız kazandırdı.
Log analiz araçlarının testi için Apache sunucusunun log dosyalarını taklit eden bir program yazdım.
Linux çekirdeğine 70 ten fazla yamam kabul edildi.
Supervisor için merkezi bir web arayüzü yazdım (cesi).
Libreoffice ve OpenOffice için Pebble ile uzaktan kumanda uygulamasını yazdım. Uygulamam 6 dile çevirildi. The Document Foundation deposuna girdi. Ve LibreOffice geliştiricisi oldum :)
Şimdiye kadar bu tarz etkinliklerde yaptıklarımı anlattım.
Şimdi hem pebble-remote uygulamasını geliştiriyorum hem de webmin ile ilgili çalışıyorum bir yandan ingilizce kursuna gidiyorum.

10) Kadın yazılımcılara önerileriniz nelerdir.


Kadın yazılımcılara söyleyebileceğim eğer yeterince çalışırsanız yapamayacağınız hiçbirşey yok. Erkekler bu işe daha yatkın deniliyor. Belki bilgisayar oyunlarını seviyor olmaları, ilgi duymaları bu işe başlamak için bir kıvılcım olabilir. Ama ilgi ve yetenek sadece başlangıç için bir kıvılcım. Ve aradaki bu fark çok çalışılarak hızlıca kapanabilir. Ve insan çok çalışarak kısa zamanda çok yol katedebiliyor. Eğer Türkiye'de bu saçma ayrımcılık yüzünden engellendiğinizi düşünüyorsanız bırakın oraları ve uluslarası özgür yazılım projelerine destek verin. Oralarda bu konu çoktan aşılmış durumda. GSOC OPW gibi etkinliklere katılmaktan korkmayın. Başarısız olmak bile size tahmin ettiğinizden çok fazla fayda sağlayacaktır.


Türkiye de kadın olmak hiçkolay değil biliyorum ama bunu aşmak bizim elimizde :) Yeterince isterseniz yapabilirsiniz kızlar :)